id=”zdj54d”
Evren Neden Yaratıldı?
İzmir’in serin rüzgarı, her akşam kıyıya vuran dalgalar ve ben… Bir kafede oturmuş, yeni biten bir iş gününden sonra akşam çayı içiyorum. Bir arkadaşım, her zamanki gibi “Evren neden yaratıldı?” diye sordu. Klasik bir soru değil mi? Tabii ki ben de bir espriyle geçiştirmeyi düşündüm ama sonra durdum ve düşündüm: “Ya gerçekten, neden yaratıldı bu evren?”
Şimdi, siz de burada benimle aynı şekilde düşünün: Hepimiz biliyoruz ki, evrenin bir amacı olmalı. Gerçekten, neden bu kadar büyük bir şey yaratılsın? “Vallahi ben olsam, bu kadar büyütmezdim” demek de bir çözüm olabilir mi? O kadar çok gezegen var, yıldızlar var, galaksiler var… Her şey bu kadar karmaşık olmasa, belki de hayat çok daha basit olurdu. Ama işte, hayat basit olsaydı, biz de birbirimize “Evren neden yaratıldı?” diye sormazdık. Şimdi, gelin biraz bu soruyu ciddiyetle ama mizahi bir şekilde inceleyelim.
Evrenin Yaratılışının İlk Nedenleri: Kimse Bunu Beklemiyordu
Öncelikle, Evren’in yaratılma nedenini sormak, aslında biraz da insanın varoluşsal kaygılarıyla bağlantılı. Yani, “Neden varım?” sorusunun çok daha büyük bir versiyonu. Bildiğiniz gibi, o kadar çok büyük fikir var ki, bunları tartışırken kayboluyorum. Mesela, kimse Evren’in yaratılmasının basit bir hata sonucu olup olmadığını düşünmemiştir, değil mi? Bir zamanlar şöyle düşünmüştüm: “Biri, uzayda bir ‘yanlışlıkla’ bir düğmeye basmış olabilir ve bu kadar devasa bir şey oluşmuş olabilir. Evrenin bugüne kadar en iyi işlerinden biri budur.” Ama tabii ki, olay sadece bu kadar basit değil, biliyoruz.
Gerçekten, kimse o zamanlar “Evren neden yaratıldı?” sorusunu ciddiyetle sormamış olabilir. Yani, Güneş Sistemi’nin işlerini düzenleyen, başkalarıyla temas kurmaya çalışan bir grup “Uzay Memurları” belki de çok yoğun bir gündemle, “Hadi bir şeyler yapalım!” diye evreni tasarlamışlardır. Yıldızlar, gezegenler derken, ne olduysa oldu. Şimdi biz burada, bir kafede akşam çayı içip, “Eee, bu kadar şey niye yapıldı?” diye düşünüyoruz. Gerçekten düşündükçe bir anlam bulamıyorsun; evrenin bir amacı olup olmadığı hâlâ tartışmalı.
Evrenin En Önemli Konusu: Bizim Burada Olmamız
Evrenin yaratılmasının bir amacı var mı? Bunu her zaman ciddiyetle sorgulamak gerekiyor. Ama sonra birden içimden bir ses şöyle dedi: “Bence evrenin amacı biziz, ne demek istediğini biliyor musun?” Yani biz, evrenin amaçlarından biri olabiliriz, değil mi? “Bizim varlığımız da evrenin sonucu olabilir, o zaman evrenin amacı biz değil miyiz?” Hah, işte bu noktada işler karışıyor. Çünkü kendimle dalga geçerken, bir bakıyorum derin düşünceler yapmaya başlamışım. Gerçekten insanın varlık amacı, “Evren neden yaratıldı?” sorusunun cevabını bulmanın anahtarı olabilir mi? Ya da, bu kadar karmaşık bir evrenin bir tek amacı mı var? Aslında bana göre, bir şeyin varlığı sadece bu soruyu sorabilmemize olanak tanıyorsa, o zaman bu evren bir parça “tuzak” gibi de görünüyor. Neyse ki, bu tür soruların cevapları, büyük filozoflara ve bilim insanlarına bırakılacak kadar derin.
Evrenin Bizim İçin Yaratılması: Milyonlarca Galaksi ve Biz
Düşünsenize, bir galaksi var ve içindeki yıldızlar sayısız. Ama bir tanesi, yani bizim Güneş Sistemi, bizlere bir şekilde hayatta kalma şansı veriyor. Ne büyük bir olay bu! Evren neden yaratıldı? Bunu düşündükçe, kendimi bazen çok küçük hissediyorum, ama bir yandan da “Ben bir parçayım, bu işin içinde bir şekilde varım” diyerek kendimi teselli ediyorum. Mesela bir gün İzmir sahilinde yürürken, birinin “Ya, dünyadaki tek akıllı varlık insan mı?” diye soracağına inanıyordum. Hani şaka yaparak cevap vermek çok kolay ama şu gerçek var: Bizim evrenin merkezindeki en önemli yerleri kapmamız lazım! O yüzden evren de bizden bir şekilde kendini anlamamızı istiyor gibi.
Biraz Şüpheci Olmak: Gerçekten Neden Yaratıldı?
Evet, evren gerçekten bizler için yaratılmış mı? Gerçekten her şeyin merkezinde biz mi varız? İşte burada işler biraz karmaşıklaşmaya başlıyor. Düşünsenize, sadece bizim bildiğimiz “dünya” bile evrenin bir parçası. O zaman “Evren neden yaratıldı?” sorusu yerine, “Biz evrenin bir parçası mıyız?” diye sormak çok daha anlamlı olabilir. Peki, eğer biz bu kadar büyük bir evrenin içinde sadece bir noktayız, o zaman bu evrenin amacı ne? Belki de bu evrenin amacını bulmak, insanın varoluşunun anlamını çözmeye çalışmak gibi. Sadece çok büyük bir şeyin içinde olduğumuzu bilmek, bir şeyin anlamını bize anlatmak için yeterli olabilir mi?
Evrenin Amacı: Biraz Mizah, Biraz Ciddiyet
Yani, evren neden yaratıldı? Bunun cevabını bulmak, şu an için zor. Ama bir arkadaşım da demişti ki: “Evrenin amacı, her şeye bir anlam katmak; o kadar büyük bir şeyin içinde olmamızın tek nedeni biziz.” Bu da bir bakış açısı. Aslında, ne kadar karmaşık bir şey olsa da, belki de her şeyin bir amaca hizmet ettiğini kabul etmek, insanın hayatını daha anlamlı kılabilir. Hatta şöyle bir anı hatırlıyorum, geçenlerde bir arkadaşım “Evren neden yaratıldı?” sorusuna, “Çünkü birileri sıkılmıştı ve biraz eğlenmek istediler” diye espri yaptı. Bence bu da gayet geçerli bir seçenek.
Sonuç: Evren Neden Yaratıldı?
Sonuç olarak, evrenin yaratılışının tam nedenini bilmemiz şu an için imkansız. Ama belki de her şey, insanın kendisini ve çevresini anlamaya çalışırken, evrenin büyük gizemlerinden bir parça anlam bulma çabasından ibarettir. Bir yandan ciddiyetle düşünürken, bir yandan da mizahi bir bakış açısıyla, evrenin neden yaratıldığını sorgulamak; belki de o kadar önemli değil. Sonuçta, her şeye anlam yüklemek, bazen insanın varoluşunu anlamaya çalışırken kendi kendine koyduğu bir görev olabilir. O yüzden bir de “Evrenin yaratılma amacının biz olduğumuz” fikriyle yaşamak, hayatı biraz daha eğlenceli hale getirebilir.